23 Nisan 2012 Pazartesi

yolunu bilmeden sessizce yürüyordu bütün kirlenmişliklerden habersiz. varmak istediği yada gitmek istediği bir yer yoktu hatta gidebileceği bir yerde onun sığınabileceği bi limanı bile yoktu sadece içinden geldiği yöne yürüdü kalbini dinleyerek yürüdü insanlara ve dediklerine aldırış etmeden çünkü onun bi kalbi vardı , henüz masumken ve bi kalbe sahipken onu dinlemeyi istiodu. gerçi bigün bu masumiyeti yitireceğinin farkında değildi o bu masumiyetin bile farkında değildi o sadece hiçbirşeyden habersz içindeki sesi solediği yöne gidiyordu. bazıları onu kıskandığı için onu sözüm ona uyarıyorlardı bazıları küçük olmann cehaletine aldanmaması gerektiğini soyleyerek onu korumaya calışıyorlardı. ama o hiç birşeye aldırış etmeden kendi uçurumlarına yürümeye dewam etti. henüz dostluğa ve aşka inanıyorken gidebildiği kadar gitmeye hazırdı gerekirse kendi uçurmlarından bile atlayabilirdi o hep kendini dinledi içindeki masum sese kandı herşeyin tertemiz tozpembe bulutlardan ibaret olduğunu düşünüyodu henüz insanlar hep onu küçümseyip hemde kıskanıyorlardı çünkü kendi masumiyetlerini yitireli çok uzun zaman olmuştu ve onların dinleyecek bi kalp sesleride yoktu sadece mantıktan ibarettiler cıkarda denebilir. yurumeye devam etti küçük oylece yurudu çoğu zaman yl bile alamadı ama asla vazgeçmedi yürümekten o sesi hala duyduğu sürece yuruyecdekti kirli ve taşlı çorak topraklardan geçti bazen sonsuz suyun berraklığına inanıp içmeye kalktı o zamanda suyun tuzuyla kavruldu ama içindeki ses hala vardı  o yurumee dewam etti butun zorluklara acılara rağmen farkındaydı farklıydı insanlardan o hiç bi zaman mantığa indirgeyememşti kendini ve biliyordu onu yolundn dondürmeye çalışanların aslında birşey bildiği yoktu yurumedn son bilinemezdi ki onun için herşeye rağmen devam etti yola bazen düştü kalkmak için çırrpındı birinn elinden tutmasını beqledi sonra tek başına kalkabilmeyi öğrendi sonra elindekileri toprakla paylaştı bi baqtıki toprak ondan herşeyini aldı ve kaybetmeyi öğrendi ama yılmadı yurumeye dewam etti sonra yıldızların ihtişamına kapıldı onları ümitsizce yakalamya calıştı sonra onlara asla ulaşamayacağı anladı ve elde edememeyi öğrendi ama pes etmedi yoluna devam etti bütün gecelerin bir sabahı vardı ve güneş kendini gösterdiğinde güneşin ışığına ve aydınlığına kapıldı yaklaşmak istedi yaklaştıkca kavruldu ve daha fazla yaklaşmak istedi daha cok kavruldu sonra güneşin kavuruculuğunu öğrendii ama yurumeye dewam etti sonra bi baqtı yolun sonuna gelmiş korktu bende mi onlar gibi oldum die ellerine baqtı onlardaki kirlenmişliği kendisinde gormek için ama elleri hala temizdi sanki onca yolu o tepmemiş onca sıkıntıyı o çekmemşti sonra başını kaldırdı ve göğe baqtı aydınlık mavi gökyüzü beyaz bulutlaar onu çağrdı onu aldılar ve sonsuz berraklığa götürdüler o asla onlar gibi olmadı inancını kaybetmedi yolun sonu sandığı ise berrak sonsuzluğun başıydı sadece ....

19 Nisan 2012 Perşembe

mümkün mü yeniden

erkek: seni özledim
kadın: özlediğin ben yok artık bende cok özlüyorum ama ben cok değiştim sen gittikten sonra
erkek:seni böylesine değiştiren benmiyim
kadın: hayır sadece senden sonraki hayat beni oldukça yaşlandırdı
erkek: böylesine değişmenin nedeni ne
kadın: senden sonra herşeyi görmeye başladım önce seni gördüm sonra kendimi gördüm daha sonra ise senin ve kendimin düşen maskelerimizi gördüm ve zamanla diğer insanlarda birer birer maskelerini çıkarttılar ve bütün bu çıplak yüzleri aynı anda görmek zorunda kaldım en korkuncuda neydi biliomusun kimse kendi çıplak yüzünün farkında değildi ve bütün bu gördüklerimden sonra nasıl ben ben kalabilirimki şimdi beni özlediğini söylüyorsun ya ben beni senden daha çok özledim ama giderken bıraktıkların ve koparıp aldıkların benim insanları bölesine görmemi sağladı öyle bir özlem kaldıki bana senden çok ben hep kendimi özledim
erkek: ben sadece sevdim
kadın: sevmek.. çocukken inandığım yalanlardan sadece biri
erkek: yeniden inanamazmsn
kadın: dedim ya çok büyüdüm inan en cok ben isterdim tekrar inanabilmek ama tekrar çocuk olamam bir kere büyüdün mü bi daha asla dönüşü olmazz bana sorsaylardı ben hep çocuk kalmak isterdim ama büyümek zorundaydım
erkek:ben böyle olsun istememiştim
kadın: hep istemeyerek acıtıyoruz zaten en çokta sevdiğimizi söylediğimiz kişileri sevmenin bu olduğunu bilseydim ne sevmek nede sevilmek isterdim acıdan kaçmak mümkün olsaydı eğer, ben en cok severken kanadım inanınca parçaladm ve güvenince bütün paçalarım   darma duman oldu benden geriye toz ve duman yığını kaldı ben büyüdüm sevgilim sevgi beni büyüttü, sevginin büyüteceğini ve büyümenin bu kadar acı vereceğini bilseydim ben hiç sevmezdim seni ve insanları hiç sevmezdim
erkek: böyle konuşma yapabileceğim birşey söyle ne olursa razıyım yeterki yeniden başlayabilelim yeniden benim olabil
kadın:yeniden yine söyle bana sevgilim gördüğüm bunca yüzden sonra gözlerimi kapatıp görmemem mümkün olabilir mi benden alınanları bana geri getirebilirmsn o ilk heyecanı o saflığı o masumiyeti o iyi niyetliliği insanlar için çırpınan hayatın sevgiden ibaret olduğunu düşünen en ufak şeyde dünyalar kadar mutlu olan o küçük kızı bana getirebilirmsn beni bana getirebilirsin senden sadece bunu istiyorum bunu yapabilir misin gerçekten
erkek:......
kadın:susuyorsun kelimelerin anlamsız olduğunu çok daha önceleri anladım ben sen ise hala onlardan bir anlam bekliyorsun sende susarak öğreniceksin ne cok sey soylendiğini susarak...büyümek demek susarken konuşmayı öğrenmek demek birazda işte sende büyüyorsun...
küçük bir çocuk baktı göğe, o kadar mavi o kadar güzeldi ki ve bembeyaz bulutlar vardı ki orda çok büyülendi çocuk sonra bir kuş gördü o berrak gökyüzünde kanat çırparak süzülen sanki hakimiydi göklerin küçück bir kuş o muhteşem koskaca göklerde oylesine özgür salınıyodu ki cocuk kuşu kıskanmştı minik kuşu istediği gibi süzülüp istediği yere gidebilirdi keşke dedi keşke uçabilsem ve su göklere boylesine hakim olabilsem su bembeyaz  bulutlar mekanım olsa saatlerce hayal kurdu sonra bütün hayallerini bulutlara sakladı kendine gizli bir yer edinmişti çocuk farkına varmadan o hiç ulaşamayacağı bulutlar bütün hayallerinn saklandığı yer oldu ne zaman biriyle konuşmak ne zaman oynamak istese hep bulutlarda buldu kendini sonra anladı ki onlara sahip olmak için uçmak gerekmio o küçük kuş olesine ozgür salınıodu sanki sahibiydi bulutların ama bişey vardı o bulutların farkında değildi hiç olamıyacaktı çünkü başını kaldırıp bakamazdı mükemmeliğine içinden geçerken gorebileceği sadece küçük bir hava kütlesiydi onun için ama küçük çocuk farkındaydı göğün ve bulutların bu yüzdende sahibiydi….